GECENİN SOKAK ARASI

Derin derin sayıklamalarıdır bu sesler;gecenin.Kesik kesik,soluk soluğa.Zevkle karışık acı bir inilti...Ve hıçkırıklar...Kesik kesik,soluk soluğa...Yalnızlığın hıçkırıkları...
Yalnızlığa isyanı gecenin.
Acıyla karışık bir zafer çığlığı...Yalnızlığa inat,gecenin haykırışları...
Yanıyor bir yerler.Saçma sapan hayallerle çerçevelenmiş.Hayal gerçeğin içinde.Gerçek zamanlar ötesinde.Sayıklamalarıdır bu sözler gecenin.Yalnızlığın hıçkırıkları...
"Acısı sahte olanın,gösterişli olur ağlaması" dediği gibi Tolstoy'un;en boğuk iniltilere mekan değil midir en derin kuyular? Şeytanın ayrıntılarda saklı yüzü...En derin acılara çıkar terkedilmişliğin izi...
Caddelerde aramayın,görmek istiyorsanız gerçekten ağlayanların yüzünü!Sokak aralarıdır onların sığınağı.
Bir otel odasında küf kokan yastığına abanmış hıçkıran bir kızda saklı acı...
Başını yorganının altına saklamış ihanete inleyen bir delikanlıda aşkın gizemi.Masumiyeti ve çirkefliği...
İnanca çevrilmiş yüreğini Kâbe yapıp kendine,el açıp dua eden bir annenin sözlerinde kalmış samimiyet...
Ve yalnızlık aydınlığa gebe gecede sayıklayan.
CADDELERDE ARAMAYIN AĞLAYANLARIN İZİNİ.GECENİN SOKAK ARALARINDA...
Ayşegül UĞUR
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!




